10 Ağustos 2015 Pazartesi

Çinlilerin Trajik Yeni Trendi; Canlı Hayvan Anahtarlıkları...


    Bu yılın üzücü ve vahşi trendi olan canlı hayvan anahtarlıklar Çin' de üretilme devam ediyor. Bu bir esaret örneği.
    Su kaplumbağası, semender, küçük balıklar gibi canlıları bir plastiğin içine koyup, besin ve oksijen olan renkli sularda yaşamaya mecbur bırakarak, anahtarlık olarak satışa sunuyorlar.
    Plastiğin içindeki kalitesiz, az miktardaki oksijenle, ve içinde yem bulunan suyla bu canlılar en iyi halde bir kaç ay hayatta kalıp, can çekişerek ölüyorlar.


    Evrendeki en vahşi tür olan insanoğlunun zevk için kıydığı canlara her gün yenileri bu şekilde ekleniyor. İşin üzücü kısmı duyarsız Çinliler bu anahtarlıkları alarak, kullanıyorlar. İlk gördüğüm an plastikleri keserek, hayvanları özgürleştirmek geldi aklıma. Onlar için oldukça boğucu ve kötü bir ortam gerçekten yazık., umarım buna en yakın zamanda bir dur denir...








7 Ağustos 2015 Cuma

Yaz Aylarında Kedi bakımı / Cat Care in Summer


    Yaz sıcakları ve güneşin yakıcı etkileri bizlerde olduğu kadar hayvanlarda da oldukça etkili ve kötü sonuçlara sebep olabiliyor. Kedi, köpek gibi canlıların onlara sıcaklık veren kürklerinin olduğunu da düşünürsek bu durum onlar için ekstra sıkıcı ve bunaltıcı bir hal alabiliyor.
    Sıcağı seven kediler bile çok sıcak yaz aylarında önemlem alınmadığında sıcağa dayalı bir takım sağlık problemlerine maruz kalabiliyorlar.

Kedilerde Güneş Yanığı
    Tüysüz cins kediler ile yüzünde kulaklarında beyaz tüyler olan ya da tamamen beyaz renkte olan kediler güneş yanığı problemini yaşamaktadırlar. Kulaklarına ve yüzlerine bol miktarda yüksek faktörlü güneş kremi sürebilirsiniz. Bu durumda kedinizi saldığınızda güneşte mi yoksa gölgede mi kaldı diye endişe etmenize gerek kalmaz.


Kedilerde Güneş Çarpması
    Aşırı sıcak günlerde ve güneşin dik açıdan geldiği nem seviyesinin yüksek olduğu sıcak havalarda kedinizin asla dışarıda olmasına izin vermeyin, onu nispeten serin ve gölge olan bir odada tutmaya özen gösterin. Eğer kediniz banyo yapmaktan hoşlanıyorsa ona ılık banyo yaptırabilirsiniz. Ama banyo fikri onu korkutuyorsa nemli bir havlı ile masaj yapabilir, patilerini soğuk su olan kaba daldırıp, boyuna soğuk su kompresi uygulayabilirsiniz.

Kediler Güneş Çarpması Belirtileri;
    Endişeli ve hızlı adımlar atarak panik olmaları, kesik kesik nefes almaları, kalp atışlarında hızlanma bir taşikardi durumu, hava yollarının yetersiz kalmasıyla derin nefes almaya çabalama veya nefes alamama solunum sıkıntıları, diş etlerinin renginin koyu kırmızıya dönmesi, vücut sıcaklığındaki anormal aşırı artık ve letarji denilen uyuşukluk hissi gibi durumlarda kediniz güneş çarpmasına maruz kalmış olabileceğinden ilk yardım olarak soğuk suya daldırın ve ardından soğuk suya daldırılmış havlularla sararak acilen veterinerinize götürmenizde fayda olacaktır.



Kedilerde Su Kaybı
    Sadece kedilerde değil insanlarda dahil tüm canlılar üzerinde sıcak havalardaki su kaybının son derece olumsuz etkileri bulunmaktadır. Kediniz içinde evin çeşitli yerlerine daha derin kaplarla bol miktarda sular bırakın, bir kısmı sıcağın etkisiyle buharlaşıp daha kısa sürede yok olacağından tek su kabı bu gibi sıcak günlerde yetersiz kalacaktır. Bazen kediler hava sıcaklığı ile uyuşukluk yaşayıp, daha az su içebilirler ancak siz sularına buz küpleri katıp, her daim temiz su sunarak kedinizin su içmesine katkı sağlayabilirsiniz.

Kedinizi seviyorsanız, ev içinde güneşliklerinizi sıcak havalarda açık bırakmamaya özen gösterin ya da ev içinde onun zaman geçireceği gölge bir sığınağı olmasını sağlayın.


6 Ağustos 2015 Perşembe

Sincaplar / Squirrels


    Sincaplar oldukça sevimli canlılardır. Biraz tavşan birazda hamsterlara benzemeleri ve adete bu ikisinin karışımı olması, komik davranışları animasyonlara dahi konu olmuştur.
    Sincapların bir uçabilen cinsleri bulunmaktadır. Bu ilginç hayvanlar, uçarken yarasalara benzeselerde onlar aslında birer sincap. Endonezya' da Sunda Adaları' nda ve Sibirya Ormanları' nda yaşarlar; tek besini ağaçlar üzerinde bulduğu küçük böceklerdir.


    Bir kedi büyüklüğünde olan, boz ve kahverengi tüylü uçan sincaplar, abalımemelilerdendir; yani yarasalar gibi ön bacakları ile arka bacakları arasında gerili ince bir deriden meydana gelen "kanatları" vardır. Adına rağmen, uçan sincaplar uçmasını bilemezler. Onlar deriden oluşan bu kanatları sadece yüksek ağaçların tepesinden kendini boşluğa bırakarak süzülmek için kullanırlar. Düşerkende vücudunu istediği yöne çevirebilirler ve kuru bir yaprak gibi yavaşça yere konarlar.


    Paraşütçüler de, geç açılmalı paraşütle atlayacakları zaman, istedikleri yöne dülmek için uçan sincabın uçuş tekniğine başvurarak havada süzülürler. Uçan sincap bir gece hayvanıdır, bu nedenle görme duyusu çok gelişmiştir. Ayaklarının uç kısmında sivri, çengel tırnaklar bulunur; dinleneceği veya uyuyacağı zaman tırnaklarıyla dallara tutunarak kendilerini aşağı sarkıtırlar.

4 Ağustos 2015 Salı

Yunus Balıkları / Dolphins


    Yeryüzünün bütün denizlerinde, özellikle de ılık güney denizlerinde, yunus balığı ya da bunun bir tütü olan domuz balığı sürüleri yaşarlar. Usta birer yüzücü olan bu sevimli canlılar, insanlara kolayca alışabilen oyuncu hayvanlardır.
    Yunuslar aslında balık değil, balinalar takımından memelilerdir. Çok güzel yüzerler ve  suyun içinde büyük bir hızla rahatça hareket ederler. Ancak ciğerleriyle solunum yaptıklarından, zaman zaman suyun üstüne çıkmaları gerekir. Yunusların uzunluğu bir ile bir buçuk metre arasındadır. Sırtı koyu yeşilden siyaha kadar değişen renklerden oluşurkern, karınları beyazdır. Sıcak denizleri tercih ederler; oysa yuvarlak kafalı ve daha küçük bir yunus türü olan domuz balığı soğuk denizlerde yaşar.


    Gemilerin peşinden giderek onlarla yarışan ve dalgaların tepesine kadar zıplayan pek keyifli hayvanlardır. Amerika Florida daki Marineland spor alanında, evcilleştirilmiş yunus balıklarının yaptıkları gösterileri izlemek büyük bir zevktir.
    Diğer bir yandan bu zeki canlılar, denizlerde boğulma tehlikesi geçirenleri kurtaracak çekilde eğitilmeye çalışmaktadır.

Zürafalar / Giraffes


    Afrika' nın otçul hayvanlarından olan zürafalar, yeryüzünde yaşayan bütün hayvanlar içinde en uzunudur. Daha çok, Çat Gölü ile Zambezi Nehri arasında, kalabalık sürüler halinde yaşarlar. Memelilerin gevişgetirenler takımındandırşar.
    Başından ayaklarının ucuna kadar, yetişkin bir zürafanın boyu beş-altı metreyi bulur. Bu yüzden, yapraklarını yediği ağaçların, özellikle pek sevdikleri akasyanın yüksek dallarına kolayca uzanabilirler. Bu rahatlığına karşılık olarak eğer yerdeki otları yemek zorunda kalırlarsa, boynunu ne kadar eğsede yere ulaşamamaktadır. Bu yüzden ön ayaklarını iki yana pergel gibi açarak ya da dizlerinin üzerine çökerek otları yiyebilirler ancak bu da onları bir süre tehlikelere karşı savunmasız bırakacaktır.


    Gözleri çok keskin olan zürafaların boyu tüm çevreyi görebilecek kadar uzundur. Bu yüzden aslan, kaplan gibi yırtıcı hayvanların yaklaştığını uzaktan görerek hemen kaçmaya başlarlar. Zürafalar, uzun bacakları sayesinde çok hızlı koşabilirler; vücudunun aynı tarafında bulunan ön ve arka ayaklarını aynı anda atarak, bazılarında bir tona dek çıkan ağır gövdeye rağmen koşarken oldukça zarif görünebilirler. Zürafaların alnında, uç kısmı tüylü, oldukça küçük bir çift boynuz vardır.

Zürafaların Ses Telleri Neden Yoktur?
    Çok uzun olan boyunlarına ses telleri sığmadığından, zürafaların ses telleri yoktur. Sessis, sakin huzurlu canlılardır. 35-40 cm civarında simsiyah bir dilleri vardır. Bu dil sayesinde otları kavrayıp koparabilirler. Boyunlarının uzun olmasından kaynaklanan beyne kan gitme çabasını gerçekteştiren çok büyük bir kalbe sahiptirler. Günlerinin hemen hemen 1 saatini aralıklarla uyuyarak geçirirler.

1 Ağustos 2015 Cumartesi

Geveze Papağanlar / Chattering Parrots


    Bu canlılar ve parlak renkli kuşlar, Afrika, Amerika ve Okyanusya' nın tropikal bölgelerindeki ormanlarda yaşarlar. Fakat kolayca evcilleştirildikleri için, dünyanın her yerinde gereken yaşam şartları sunulduğu sürece, kafeste ya da tünekte papağan beslemek mümkündür.


    Güçlü pençeleriyle usta birer tırmanıcı olan bu zeki ve şakacı kuşlar, insanlara arkadaşlık eden  ev hayvanlarının en sevimlilerinden biridir ve bir kafes içinde tutsak olarak dahi 50 yıl kadar yaşayabilirler. Kalın ve etli dili, yırtıcı kuşlarınkinden daha güçlü olan geniş kıvrık gagasıyla, kendisine öğretilen kelimeleri tekrarlayabilirler; ancak tekrarlayıp, söylediği bu sözlerin anlamını hiçbir zaman kavrayamazlar.
    Boyu ve tüylerinin rengi, çeşitli ülkelerde yaşayan türlerine göre değişir. Okyanusya' dan gelme miğferli Kakadu Papağanı denilen bir cins papağan öfke, kızgınlık gibi duygu değişimlerinde kafasının tepesindeki bir tutam tüyü kabartarak tepkisini gösterir.


    Avustralya' nın muhabbet kuşları, bütün papağan türleri içinde insanlara en kolay alışanlarıdır. Afrika' nın Gri papağanı ve Jako Papağanı, insan sesini en iyi taklit eden papağan türüdür. Güney Amerika' nın Ara Papağanı (Ara Parrots) da, bir metreye yakın boyuyla bütün papağanların en büyüğüdür.

30 Temmuz 2015 Perşembe

Kanada Geyiği ve Karibu


    Kuzay Amerika' da, Amerika yerlilerinin "Karibu" (Caribou) dediği büyük geyik sürüleri yaşarlar. Geviş getirenlerden olan bu av hayvanı ile Kanada Geyiği arasında büyük benzerlikler vardır. Geyikler, genellikle boynuz biçimlerine göre sınıflandırılırlar.


    İlkbaharda Karibular, pek sevdikleri yosunlar ve likenleri yemek için kuzeydeki bölgelere çıkarlar. Bataklık yerlerden çok hoşlanan bu hayvanların en büyük zevki, çamurlar içinde yuvarlanmaktır. Soğuklar bastırınca, büyük sürüler halinde toplaşırlar ve hep aynı yolları izleyerek daha ılıman bölgelere göç ederler; onların bu huyunu bilen avcılar, karibu soyunun tükenmemesi için konulan avlanma yasağından önce, hayvanların geçiş yolunu tutarak kolayca avlanırlardı.


    Kanada geyiğinin ata benzeyen başı üzerinde, dallı budaklı bir çift boynuz yükseli; ilk çıktığı zaman kadife gibi tüylerle kaplı ve yumuşak olan bu boynuzlar zamanla gittikçe sertleşir ve dallanırlar; her sonbaharda düşen bu boynuzların yerine ilkbaharda daha büyük yeni boynuzlar çıkar. Böylece hayvanın yaşı, boynuzunda yer alan dallardan anlaşılabilir.